Anadolu'nun kapılarını Türklere açan büyük zafer

Dandânakan'da büyük bir destan yazmıştır. Ecdadın hızlı ilerleyişini durdurmak isteyen Bizans ise bunu Malazgirt'te sonlandırabileceğini düşünmüş, ancak Sultan Alparslan'ın sayıca zayıf, inanç olarak güçlü ordusu karşısında hüsrana uğramıştır.

Alparslan'ın kişiliği üzerine bir görüş

Selçuklu tarihini iyi tahlil ve tahsil etmiş Prof. Dr. Osman Turhan, bir demecinde Alparslan'ın kişiliğine temasla: "Hükümdarlar arasında onun kadar dinine ve cihada bağlı olanı yok idi. Devlet idaresinde rekabetler ve dedikodular karşısında tesirlere kapılmazdı. Birgün namaz kılarken, Nizam-ül-Mülk aleyhinde, önüne konulan bir jurnali okuduktan sonra vezirine: "Eğer doğru söylüyorlarsa ahlâkını düzelt; eğer iftira ediyorlarsa onları affeyle ve bu gibi işlerle uğraşmağa vakit bulamamaları için onları mühim işlerle uğraştır." tavsiyeleri yüksek ahlâk ve idareciliğine güzel bir delildir. Alparslan çok merhametli ve şefkatli idi. Divanında fakirlerin isimleri ve maaşları yazılı idi. Ramazan'da yoksullara on beş bin dinar dağıtırdı. Sarayda fakirlere yemek dağıtan ve günde elli koyun kesen bir aşhane vardı." demiştir.

19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı

19 Mayıs 1919 Mustafa Kemal Paşa'nın Samsun'a geldiği gündür. Ulusal bayram günümüzdür. Her yıl 19 Mayıs günü Gençlik ve Spor Bayramımız yurdun her yanında spor gösterileri ve törenlerle kutlanır.

1914'de başlayan Birinci Dünya Savaşı dört yıl sürdü. Savaş öncesi Avrupa'nın belli başlı ülkeleri ikiye ayrıldı. Birbirleriyle savaştılar. Bu savaş­ta bizimle birlikte onlar yenildi. Savaş kurallarına göre biz de yenilmiş sayıl­dık. Savaş sonunda Mondros Silah Bırakışması imzalandı. Buna göre Fransızlar Adana ve Hatay'a; İngilizler Urfa, Mardin ve Merzifon'a; İtalyanlar Antalya'ya yerleştiler. 15 Mayıs 1919 günü Yunanlılar İzmir’e girdi. Böylece yurdumuz paylaşıldı. Ordularımız dağıtıldı, İstanbul Boğazı düşman gemileri ile doldu.

19 Mayıs 1919 Mustafa Kemal Samsun'da

Büyük Nutuk'ta, “1919 yılı Mayıs'ın 19'uncu günü Samsun'a çıktım” diyen Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün, Kurtuluş Mücadelesi'ni başlatmak üzere Samsun'a çıkışıyla ilgili çeşitli kaynaklarda yer alan bilgiler bu tarihi olayın tüm detaylarını açıkça ortaya koyarken, bazı notlar ise ilginç anekdotlar olarak tarihe mal oldu.

Araştırmacı yazar Baki Sarısakal'ın anlatımlarından derlenen bilgilere göre, bölgede asayişi sa ğlaması için 9. Ordu Komutanı olarak görevlendirilen Mustafa Kemal, kurtuluş mücadelesi planlarıyla ve beraberindeki 55 maiyetiyle bir cuma günü öğleden sonra “Pandarme” adlı gemiyle Samsun'a doğru yola çıkar.

Fırtınalı bir pazartesi günü Samsun sahiline demir atan ve bilinen adıyla Bandırma Gemisi'ndeki Mustafa Kemal ve arkadaşlarını ilk olarak Havuzlu İsmail'in kullandığı sandalla Kurmay Binbaşı Mahmut Ekrem Bey karşılar.

19 Mayıs 1919'da Ülkenin Durumu

19 MAYIS’TA TÜRKİYE’NİN İÇİNDE BULUNDUĞU ŞARTLAR VE HALKI
BÜTÜNLEŞTİRMEDEKİ ROLÜ

1919 yılı başlarında İngilizler, Türklerin Pontusçulara karşı geliştirmiş oldukları direnişlerden rahatsız olmaya başlamışlardı. Damat Ferit Paşa, Sadrazam olduktan sonra sorunun çözümü için yollar aramaya başlamıştı. 30 Nisan 1919'da 9. Ordu Müfettişliğine atanan Mustafa Kemal, Samsun'a, görev bölgesindeki iç huzuru sağlamak, silah ve cephaneleri toplamak, vatandaşlara silah dağıtılmasını engellemek ve bunu yapan kuruluşları ortadan kaldırmak üzere gönderildi. 16 Mayıs 1919'da Samsun'a hareket eden Mustafa Kemal 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıktı. İngilizlerin denetiminde olan Samsun'da milli mücadele hareketi için istediklerini gerçekleştiremeyeceğini anlayan Mustafa Kemal, 25 Mayısta Havza'ya geçti. Samsun'a çıkışını Mustafa Kemal, Nutuk'ta şu şekilde anlatmıştır:

19 mayıs 1919 tarihinin anlam ve önemi

19 Mayıs 1919 tarihi, Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihindeki dönüm noktalarından biridir. Atatürk’ün Samsun’a ayak bastığı tarih olan 19 Mayıs aynı zamanda “Gençlik ve Spor Bayramı” olarak kutlanmaktadır. Atatürk Millî Mücadele sıralarında Türk milletini ileri götürecek olanların ve köhnemiş fikirlere karşı gelecek olanların genç fikirler olduğunu görmüştü. Bu nedenle de “gençlik” kavramı Atatürk için ayrı bir önem taşımaktadır. Atatürk gençlerden sık sık bahsederken, yaş sınırı dışında fikri olarak gençliği yani, fikirde yeniliği ifade etmiştir. O’nun şu sözü çok anlamlıdır:“Genç fikirli demek, doğruyu gören ve anlayan gerçek fikirli demektir.” (1)

Atatürk’ün gençliğe armağan ettiği ve “Gençlik ve Spor Bayramı” olarak kutlanan 19 Mayıs tarihinin önemini daha iyi anlayabilmek için Atatürk’ün 16-19 Mayıs 1919 tarihleri arasında gerçekleştirdiği İstanbul-Samsun yolculuğunu bir kez daha hatırlamamız gerekir.

Türkiye'de bir ilk gerçekleştirildi

Akdeniz Üniversitesi Organ Nakli Merkezi'nde Türkiye'de ilk defa yapay damarlı hastaya böbrek nakli yapıldı.

Akdeniz Üniversitesi Hastanesinden yapılan açıklamaya göre, damarlarındaki genişleme (anevrizma) sebebiyle beş yıl önce ana atar damarları yapay damarlarla değiştirilen Samsunlu aşçı Murtaza Ayturan'a (56) Akdeniz Üniversitesi Organ Nakli Merkezi'nde eşi Nazife Ayturan'ın böbreği nakledildi.

Ameliyat sonrası sağlığına kavuşan Murtaza Ayturan, yaptığı açıklamada, ana atardamarı ve her iki bacağına giden ana damarlarının anevrizma nedeniyle beş yıl önce operasyonla çıkarılarak yerine yapay damar takıldığını kaydetti. Damarlarının değişmesinden birkaç yıl sonra böbrek yetmezliği teşhisi konulduğunu anlatan Ayturan, diyalize girmeye başladığını belirtti.

Böbrek nakli olması gerektiğini ancak yapay damarlı olduğu için birçok sağlık kuruluşu tarafından reddedildiğini ifade eden Ayturan, Akdeniz Üniversitesi Organ Nakli Merkezi'ne başvurduğunu ve gerekli tetkiklerin yapılmasının ardından riskli olmasına karşın nakil olabileceğinin söylendiğini bildirdi.

Türk doktordan büyük buluş

Prof. Dr. Murat Günel tarafından yapılan araştırmayla, beyin kanamalarına yol açan anevrizmaya neden olan 3 gen bulundu. Araştırma sayesinde, anevrizma oluşma riski yüksek hastalar basit bir kan testiyle tespit edilerek, beyin kanamaları önlenebilecek.

Yale Üniversitesi Beyin Cerrahisi Damar Hastalıkları (Nörovasküler) Bilim Dalı Başkanı ve Beyin Genetiği Programı Direktörü Prof Dr. Murat Günel’in, aynı üniversiteden Dr. Richard Lifton ve Türk doktorlar Kaya Bilgüvar, Yaşar Bayrı ve Zülfikar Arlıer ile birlikte yürüttüğü 15 yıllık araştırmanın sonuçları, dünyanın en büyük tıp dergilerinden biri olan Nature Genetics’te yayınlandı.

Araştırmada, Hollanda’nın yanı sıra, dünyada anevrizmaya bağlı beyin kanamalarının en çok görüldüğü Finlandiya ve Japonya’dan toplanan 10 binin üzerinde kan örneğinden elde edilen genetik materyal (DNA) kullanıldı. Bunların yaklaşık 2 bin 200’ü anevrizma hastalarından, 8 bini de sağlıklı, anevrizması olmayan insanlardan toplandı.

Araştırmada ilk olarak, Avrupalı hastaların kanlarındaki (DNA) 300 bin değişik bölgeye bakıldı. Sonuçta, 3 bölgedeki değişikliklerin anevrizma riskini tüm dünya toplumlarında artırdığı belirlendi.

Araştırma sayesinde, basit bir kan testiyle beyin kanaması olmadan anevrizma oluşma riski yüksek hastaların tespit edilebileceği bildirildi.

Türk bilim adamından obeziteye umut

Yağ dokusundan salgılanan ve beyne sinyaller göndererek sağlıklı kişilerde iştahı kesen leptin adlı hormonun bazı ilaçlarla obezlerde de etkili olabileceği bildirildi.

BD’nin Harvard Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Dr. Umut Özcan, “obezite hastalarının çoğunun leptine direnç gösterdiğini, bu kişilerin beyninin leptinin etkilerini engellediğini” belirtti.

Özcan, yıllardır ilaç şirketleri ve üniversite laboratuvarlarının obezlerin beyninin leptine duyarlı olmasını sağlayabilecek bir ilaç bulmaya çalıştığını ancak başarılı olunamadığını ifade etti.

Yaklaşık 10 yıl önce leptinin bulunması obezite tedavisi için umut olmuş ancak, obezlerin bu hormonun etkilerine direnç gösterdikleri anlaşılınca umutlar sönmüştü.

Dr. Özcan ve ekibinin çalışmasıysa obezite tedavisine yeniden umut ışığı oldu. Özcan ve ekibi, yağ bakımından zengin yiyeceklerle aşırı şişmanlatılan farelere, etken maddesi 4-Phenyl Butyrate (4-PBA) ve Tauroursodeoxycholic Acid (TUDCA) olan ilaçlar verdi. Farelerin leptinin etkilerine duyarlığı 10 kat arttı. Böylece fareler, yağlı yiyeceklerle beslenmeye devam etse de kilo kaybetti.

Türk bilim adamları şizofreninin şifresini çözdü

Türk bilim adamları, günümüzde kesin tedavisi olmayan ve her yüz kişide bir görülen şizofreniye, beyinden fazla miktarda salgılanan “agmatin” adlı kimyasalın neden olduğunu kanıtladı.

Gülhane Askeri Tıp Akademisi (GATA) Tıbbi Farmakoloji Anabilim Dalı Başkanı Albay Prof. Dr. Tayfun Uzbay ve ekibi, şizofrenide yeni bir tedavi yönteminin kullanılabileceğini ortaya koydu. Türkiye’de patent alan buluş, yurt dışında önemli tıp dergilerinde yayımlanarak literatüre girdi.

Prof. Dr. Tayfun Uzbay ve ekibi, yüksek dozda agmatin verilen farelerde şizofreninin modellendiğini ve hastalığın tedavisinde kullanılan mevcut ilaçların bu modelde hiçbir şekilde iyileşmeyi sağlamadığını belirledi.

Araştırmacılar, ABD’de tarım alanında kullanılan 3 maddenin yeni bir tedavi yöntemi olarak şizofrenide kullanılabileceğini ortaya koydu.

Bilim adamları, tıp literatürüne giren ve patent alan araştırma kapsamında, şizofreniye neden olduğu saptanan maddenin kanda tahlil edilip edilemeyeceğine ilişkin yeni bir çalışmaya da imza attı.

CUMHURİYET BAYRAMI (29 Ekim)

1. Dünya Savaşı, bizim taraf olduğumuz ülkelerin yenilgisiyle sona erdi. Yapılan anlaşmaya göre, yurdumuz düşmanlar tarafından paylaşılmaya başlandı. Padişah ve yandaşları bir şey yapamadılar. Mustafa Kemal, yurdu kurtarmak için Anadolu'ya gitmeye karar verdi. Yakın arkadaşlarının yardım ve işbirliği ile görev bölgesi Samsun ve dolayları olan 9.Ordu Müfettişliğine atandı. 16 Mayıs 1919 günü Bandırma Vapuru ile yola çıktı. Mustafa Kemal 19 Mayıs 1919 sabahı Samsun'dan Anadolu'ya çıktı. Burada bir hafta kaldıktan sonra Havza'ya geldi. Buradan Amosya'ya geçerek valilere, komutanlara, ulusal örgütlere bir genelge gönderdi. Bu genelgede yurdun bağımsızlığını sağlamak için bütün yurttaşlara çağrıda bulundu. Daha sonra yol boyunca uğradığı il ve ilçelerdeki yetkililerle görüşerek, onlara yurdu kurtarma ve bağımsızlığına kavuşturma tasarısını anlattı.

Havza'dan Amosya'ya ve Sivas'a oradan da Erzurum'a gitti. Bu sırada padişah kendisini istanbul'a çağırıyordu. Artık ülkemizin kurtulması ve egemenliğin sağlanması için gerekli ortam hazırlanmış olduğundan Mustafa Kemalordu müfettişliği görevinden ve askerlikten ayrıldığını istanbul'a bildirdi. 23 Temmuz 1919 günü bir ilkokulun salonunda toplanan Erzurum Kongresi'ne başkanlık etti. Bu toplantıda, yurdun düşmanlardan kurtarılması için çalışma kararı alındı.

Son yorumlar

İçeriği paylaş